Denizden çıkanlar ve düşündürdükleri!

Mehmet YILMAZ

Cumartesi günü Erdek’te lüks tekne ve yatların olduğu liman bölgesinde toplanan kalabalık dikkatimi çekti. Oraya doğru yürüdüm. Yaklaşınca kalabalığın neden toplanmış olduğunu anladım.

Bandırma Rotary Kulübü, Erdek Belediyesi ve Erdek Dalış Kulübü ortaklaşa gerçekleştirdikleri sosyal farkındalık projesine tanıklık ettik. Erdek Dalış Kulübü'nden 11 dalgıç bir saat gibi kısa bir sürede, yüz, yüz elli metrekarelik bir alanda bir traktörden fazla atık çıkardılar. Milyonluk teknelerin olduğu alanda, insanlar deniz dibinde çıkarılanları hayretler içerisinde izlediler. Lüks teknelerde keyif çatanların, çöplerini sahilde bulunan çöp kutularına atmak yerine denize attıklarına şahit oldular.

Sahildekiler şaşkın bakışlarla denizden çıkarılanları izliyordu. Neler yoktu ki neler? On adet otomobil lastiği, sekiz-on tane plastik sandalye, yangın söndürme tüpü, tavalar, tencereler, ayakkabılar, bir şişeleri, bira kutuları, naylon poşetler, çelik halatlar…Aklınıza gelen daha neler, neler. Denizle ilgisi olmayan ne varsa oradaydı sanki.

Bir genç kızın, denizden çıkarılan sandalyelerden birine yapışmış, bir denizyıldızını denize attığını gördüm. Denize ait olanları, yeniden denize attıklarını gördüm duygulandım, denizyıldızının öyküsü geldi aklıma.

Adamın biri okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını fark eder.

–  “Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsun?” diye sorar.

Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, “Yaşamaları için” cevabını verince, adama şaşkınlıkla:

–  “İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?” der.

Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize atan kişi,

– “Bak onun için çok şey değişti” karşılığını verir.

Bandırma Rotary Kulübü Dönem Başkanı Fatma Sibel Salı, iki yıl önce başlattıkları ve bu yıl üçüncüsünü düzenledikleri sosyal sorumluluk projesi dolayısıyla olumlu tepkiler aldıklarını söyledi. Fatma Sibel Salı, “Dalgıçların limanda yaptığı dip temizlik neticesinde, karaya çıkarılan atıklar Erdek Limanı'nda görünmeyen, ama, denizlerin kirletilmesinde herkesin sorumlu olduğu gerçeğinin su yüzüne çıkarılmasıdır” dedi. “Yaptığımız büyük farklar sağlamıyor belki ama, o alan içerisinde yaşayan canlılar için büyük fark sağlıyor” diye ekledi. Pazar günü de Erdek Ocaklar arası bisikletli bir etkinlik düzenleneceğini, bu tür faaliyetlerle farkındalığı artırmayı amaçladıklarını söyledi.

Bu çöplerin denizin dibinde ne işi var, diye sorduğumuzda, limanda bulunan tekne sahiplerinin, sahilde çöp kutuları olmasına rağmen çöplerini denize attıklarını söyleniyor. “Ekonomik olarak tabanda yaşayan, kaybedecek bir şeyleri olmadığını düşünenlerin,  şişe kırıp yol ortasına atmayı, kamu malına zarar vermeyi, öfkeyi, ego tatminini, vandal davranışları kendini ispatlama aracı olarak görüyorlar” diyor kalabalık içerisinden biri.

Denizlerimiz, sularımız, su kaynaklarımız kirleniyor. Toprağımız havamız kirleniyor.  Kaynaklarımızın bizden sonraki nesillere aktarılması için farkındalık şart.

Erdek Dalış Kulübü Başkanı Osman Benli, “Çevre kirliliğinin bir eğitim, bir de sosyal boyutu var. Çevre kirliliğinin önüne geçmenin tek yolu, etkili bir çevre eğitimidir” dedi. Erdek Dalış Kulübü'nde her yıl 60 kadar kursiyer dalış eğitimi alıyormuş.Askeriyede dalış sınavına gireceklere ve deniz diplerinde canlı toplayanlara da dalış eğitimi veriyorlarmış.

Erdek’te bunların yaşandığı saatlerde, Bursa’da çok sevdiğim dostum, eski okul müdürüm, Hüseyin Erdoğan’ın cenazesi kalkıyordu. Vefatından haberim olmuş ve o cenazeye katılamayacak olmanın üzüntüsünü yaşıyordum. Yıllar öncesine gittim. 90’ların başında tanımıştım kendisini. O dönemde çalışmakta olduğum Akıncıtürk İhsan Dikmen İlköğretim Okulu'na Müdür olarak gelmişti. Kendisini tanıdığım andan itibaren saygı duyduğum, insani davranışları ve idareciliğiyle örnek alınan bir öğretmendi. Haziran ayında, okulların kapanmasına günler kala piknik düzenlemiştik. Piknik sonrası öğrenciler bulunduğumuz yerdeki çöpleri toplamalarını söyledim. Çöpleri toplamaya başladık öğrencilerle. En önde okul müdürüm, örnek insan, örnek lider öğretmen Hüseyin Erdoğan vardı. Müdür bey yapmayın dedikse de bizimle birlikte çöpleri topladı. Bunu gören öğrenciler, o mıntıkada en küçük parçacığa kadar çöp bırakmadılar.

Rahmet diliyorum güzel dost, güzel insan. Ruhun şad, mekanın cennet olsun.

Farkındalık örnek olmakla sağlanır. Anlattıklarımızla öğrettiklerimiz aynı olduğunda beklentilerimiz karşılık bulur. Ancak bu şekilde emaneti sahiplerine, gelecek kuşaklara tahrip etmeden ulaştırabiliriz.