Bu gençlik kimlere hizmet ediyor?

Niyazi BEKTAŞ

Dün ve bugün sosyal medyada ve bazı satılık yazılı ve görsel basında utanç verici bir haber dolaşıyor.

Bu haberi okuyunca ürperdim.

Adını yazmaktan utanç duyduğum Boğaziçi Üniversitesi'nde "sözde İslamcı Gençlik” bana göre şerefsiz ve aşağılık gençlik; Bir Yunan asıllı İngiliz yazarını konuşmacı olarak davet ediyorlar. Üniversitenin konferans salonunda konuşturulan Yunan İTİ; Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ediyor. Salondaki itler de alkışlıyor. Bunlara "İT” bile demek doğru değildir. Böyle demekle it'e hakaret etmiş oluyoruz...

Ne olacak? Hatırlayınız. Şeytan kılıklı bir zat Kurtuluş Savaşı'ndan bahsederken “KEŞKE YUNAN KAZANSAYDI" diyecek kadar alçaklaşmış olandan, İngiliz ajanının eserlerini okuyarak büyüyenlerden, başka ne beklenebilir ki?

Ne kadar Türk düşmanı varsa İSLAMCI kimlik altına saklanarak Türk’e ve Türk Milleti’ne düşmanca tavır sergiliyorlar. Hemen hemen bütün "cemaat" adı verilen sözde İslam-ı topluluklarda aynı zihniyettedirler.

Türk düşmanlarının arkasında Çanakkale'de, Dumlupınar'da, Sakarya'da, Conk bayırında, İnönü'de yenilen emperyalistler vardır. İslamcı geçinenlerin büyük çoğunluğu emperyalistlerin uşaklarıdır.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra İngilizler'in şımarık çocuğu olan Yunanlılar'ın arkasında olan güçler, günümüzde sözde İslamcı geçinenlerin yanındadırlar. Her türlü desteği bu gruplara veriyorlar. Ortak amaçları "TÜRK DÜŞMANALIĞI"dır.

Ülkemizde bölücü terör örgütleri ne kadar tehlike ise; sözde İslamcı olanların büyük bölümü de en az hain terör örgütleri kadar tehlikelidir.

- Milliyetsiz,

- Kişiliksiz;

- Kimliksiz;

- Şahsiyetsiz,

- Edepsiz,

- Onursuz

ve de ahlaksız olan sözde İslamcıların bazıları Müslüman kimliği adı altında her türlü ihanet şebekeleriyle yan yana, kol koladırlar. Bunlar dün İngilizler'in uşağı idiler bugün de Türk düşmanı olan herkes ile beraberdirler.

Aslında bu şebekelerin destekçilerinin Türk Milleti tarafından iyi bilinmesi gerekiyor. Ne yazık ki Milli Eğitim sistemimiz; Milli olmaktan çıkarılmıştır. Yıllarca ABD'nin görevlendirdiği sözde uzmanlar Milli Eğitim Müfredatını hazırlamışlar ve hazırlanan gayri milli müfredata göre üniversiteler dahil eğitim ve öğretim yaptırılmıştır. Bu kadar Türk düşmanı varsa eğitim sisteminden kaynaklandığını bilmek zorundayız.

ATATÜRK ve TÜRK düşmanı sözde İslamcı Gençlik de milli olmayan eğitim sisteminin eseridir.

İslamcı Gençlik ile terör örgütlerinin tamamının ortak özellikleri TÜRK DÜŞMANI olmalarıdır.

Ülkemizde terör örgütü olan PKK veya FETO, diğer terör örgütleri neyse bazı sözde İslamcı gruplar da bunlarla aynıdır. Bu terör örgütlerinin ortak düşmanları Türk ve Türk Milleti’dir.

Milli düşünen DEVLET KURUMLARI; Bütün siyasi partiler, dernekler, sivil toplum örgütleri, odalar ve yerel yönetimler artık susmaktan vazgeçmelidirler.

Türk düşmanı Yunan uyruklu bir soytarının TÜRK’e ve ATATÜRK’e hakaret içeren sözlerini alkışlayan sözde İSLAMCI gençlik terör örgütünün ne kadar tehlike boyuta ulaştığını izlemek yerine, bunlarla amansız bir mücadele yapılmalıdır.

Mücadelenin ilk basamağı okullarımız olmalıdır. Milli Eğitim sistemimiz yeniden millilik vasfına kavuşturulmalıdır.

Milli ve manevi kıymetler her Türk çocuğuna sevdirilerek öğretilmelidir.

Türk gençliğinin hedefinde milli değerler yer almalıdır.

İstiklal marşımızın milli ruhu ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesindeki özü mutlaka Türk gençliğine benimsetilmelidir.

ÜLKESİNİ, MİLLETİNİ; BAYRAĞINI, MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİNİ HAYAT FELSEFESİ OLARAK YAŞAYAN VE YAŞATAN BİR GENÇLİK, HEPİMİZ İÇİN KURTULUŞ REÇETESİDİR...