BİR LİDERİN DOĞUŞUNA, BİR MİLLETİN UYANIŞINA TANIKLIK EDİYORUZ

Abdullah ALAGÖZ

En karanlık an güneşin doğuşuna en yakın andır. Hayallerimizi, rüyalarımızı, umutlarımızı bitirmemek için bir çıkışın arifesindeyiz. Öyle bir çıkış ki; karanlıkları delercesine, bağnazlıkları yok edercesine, Karunların Kisra saraylarını yerle bir edercesine CESUR YÜREKLİLERİN gözü yaşlı Ankara’ya düğüne, toya gidişine tarih şahitlik ediyor. Yeniden horonlar, halaylar, barlar, zeybekler oynanacak, barak türküleri söylenecek. Türk’ün makus talihinin gözyaşlarını dindirecek olan ERGENEKON’dan çıkışa 80 milyon şahit olacaktır.

Ceddim Mete’den Mustafa Kemal’e dillerde, gönüllerde hiç bitmeyen Türk’ün ateşi sönmeyecek ve kızıl ülküsü kaldığı yerden ebede devam edeceği günün arifesindeyiz.

Evet, bir sabık devrin sonlandırılmasının eşiğindeyiz. Bir daha bu milletin aşağılanmaması, nazlı bayrağımızın gönderden indirilmemesi, terörist bozuntularıyla milletimize ders verilmemesi, Cumhuriyetimizin kurucularına dil uzatılmaması, kadim Türk milletinin ezelden ebede kutlu yürüyüşünün sekteye uğramaması için başlanılan kutlu yürüyüşün yeniden güç tazelemesine gidildiği ve haramilerin de tarihe gömüleceği günün arifesindeyiz.

Üstadın dediği gibi,

Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!

Ölsek de sevinin, eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!

Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!

Bizler, vaat edilen o muhteşem günün hüzmelerini görüyor ve mutlak Türk’ün hakimiyet günlerine iman ediyoruz.

Şartlar ne olursa olsun, baskı ne kadar kasırgaya dönüşürse dönüşsün bu vatan, bu millet ve bu devletin varlığı için kendini karşılıksız adayan milyonların duaları, türküleri Karunları yerle yeksan etmeye yeterlidir.

Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından

İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

Evet, dün Malazgirt’te Çanakkale’de Dumlupınar’da olduğu gibi yine gözünü kırpmadan hedefe bir daha dönmemek için gidecek milyonların inanmışlığının ayak seslerini gözü yaşlı Ankara’da dost düşman herkes görecektir.

Tarihe bakın! Tarih yalan söylemez! Dün Alparslan, Fatih, Atatürk gibi nice kahramanlar bu milletin makus talihini bir kıvılcımla değiştirdiler.

Her anın bir kahramanı çıkar ve ülkenin makus talihini değiştirir. Türk milletinin kendisine vermiş olduğu en büyük paye Türk’ün “MERAL ABLASI” tarih sahnesine çıkıyor. Vatansızlığın ve Türk milletinin egemenliğinin ne anlama geldiğini evladı fatihan olarak yaşamış bir kültürün mensubu…

Kadının ikinci sınıf vatandaş haline getirilmeye çalışıldığı bir süreçte, MERAL ABLA öne çıkıyor. Her türlü iftira, hakaret ve küfür korosuna rağmen bir adım bile geri atmadan vatandaşı ana şefkatiyle kucaklayıp ihanet odaklarına çelik yumruğunu göstererek Türk milletinin yeniden umutlanmasını sağladı.

Çok zor bir o kadar ihanet oyunlarını birer birer bozarak 1 NİSAN 2018 GÜNÜ  İYİ PARTİ birinci olağan üstü kongresi sürecine kadar geçen sürecin “kahramanlık destanını” mutlaka tarihçiler yazacaktır. Her destanda olduğu gibi bu destanın MERAL ABLASI artık milli bir marka olmuştur. Gönüllerde, vicdanlarda taht kurmuştur.

“Cesurlar hareketi “demişti abla. Evet, bu hareket aynı zamanda cesurlar hareketi olduğu kadar “erdemliler hareketidir”. “Cesurluk” ve “Erdemlilik” gibi ulvi değerler birleşince vurulmak istenen esaret zincirleri birer birer kırıldı.  

1NİSAN Ankara’da yapılacak olan kongre sadece İYİ PARTİ’nin kongresi değil  MERAL ABLA’nın  doğuşu ve aziz milletimizin yeniden demokrasiye merhaba diyeceği gün olacaktır.

Selam olsun Türk’ün bu kutlu yürüyüşüne gönül verenlere, selam olsun Türk milletine kendini karşılıksız adayan kahramanlara.