''Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü"

Faruk YÜCER

Dünyanın en kalabalık ülkesi ÇİN. Nüfusu yaklaşık 1,4 milyar.

Çin’de tescil edilen 56 etnik grup var. Baskın grup Han Çinlisi, nüfusun yüzde 92’sine, diğer 55 grup ise yüzde 8’ine tekabül ediyor.

Bu 55 grup içinde de en fazla nüfusa sahip olan Tibet ve UYGURLAR…

Uygur Türkleri'nin nüfusu 15 milyon civarında.

Amacım Çin hakkında bilgi sunmak değil elbet.

Nerede bir TÜRK varsa, orası bizim gönül bahçemiz. Orada mutluluk çiçekleri açsın isteriz.

Zulüm, gözyaşı, tutsaklık, soykırım varsa da, onulmaz  yürek acımızdır.

Son zamanlarda artık ‘mızrak çuvala sığmaz’ oldu…

Doğu Türkistan’da, Uygur Türkleri'ne reva görülen, zulüm, ölüm, işkence hem dünyanın, hem Türk kamuoyunun gündemine girdi.

Ne oluyor bu kadim Türk illerinde?

Londra Üniversitesi Öğretim Üyesi Rachel HARRİS, Uygurlar hakkında bir araştırma yayınlıyor. Aynı zamanda The  Global Post’ta da, Çin mezalimi ile ilgili bir makalesi çıkıyor.

Çin’deki zulüm kamplarında Türk akademisyenlere, ilim insanlarına yapılan işkenceleri anlatıyor.

2018 yılında sanatçı Sanubar Tursun, sebepsiz tutuklanıp 5 yıl ceza alıyor.

Birleşmiş Milletler Irk Ayırımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi’nin Cenevre’deki toplantısında, Çin toplama kamplarında, Uygurlar'a yapılan insanlık dışı dram ele alınıyor.

Kamplarda özellikle din adamlarının ve akademisyenlerin çokluğu vurgulanıp bu durumun sosyolojik analizleri yapılıyor.

Sırf Türkiye’de eğitim gördü diye İmam Kuaniş MİŞANULİ 25 yıl ceza alıyor.

Tıp İlim İnsanı Serdikan ŞERİPHAN toplama kampına atılıyor.

Sincan Ziraat Üniversitesi eski Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulveli EYÜP’ün feryadı göklere yükseliyor.

İfadesine göre 2018 başından itibaren 150’den fazla Uygur ilim, fikir insanı, sanatçıdan haber alınamıyor. Bunlardan birkaçı…

Ünlü Tıp Alimi Prof. Dr. Halmurad GHAPUR,

Doğu Türkistan’ın önde gelen İlahiyatçılarından Salih HACİM,

Tarihçi Prof. Dr. Rahile DAVUT,

Kültür Bakanlığımızca eserleri Türkçe’ye çevrilen, makaleleri akademisyenlerce mehaz (kaynak) gösterilen Folklör Uzmanı Abdulkerim RAHMAN,

Doğu Türkistan’ın tanınmış Şair ve İlahiyatçısı Habibullah TAHDİ,

Sincan İ. Üniversitesi akademisyenlerinden Şehabettin DAMALLAH …

Daha önceki yazımın başlığı değerli sanatçı Bünyamin Aksungur’dan mülhem "Canan Uykuda" idi.

Artık uyanma zamanı gelmedi mi?

Amerika Rahip  Brunson için Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yapmadığını bırakmadı, en sonunda Rahip, elini kolunu sallayarak ülkesine döndü. Almanya da resmen ABD gibi tehdit ederek Türk kökenli vatandaşına sahip çıktı.

Ya biz devlet olarak soydaşlarımız için ne yaptık ne yapıyoruz?

Sorunun cevabını siz verin…

Hatırlayalım…

Türk milliyetçilerinin, duyarlı insanlarımızın, kamuoyu baskısı ile, İran’a teslim edilmek üzere Van’a gönderilen Rahim CAVATBEYLİ  çok şükür hürriyetine kavuştu. Bu konuda Milli Düşünce Merkezi, Türk Ocakları, iYi Parti, Yeniçağ gazetesi, milli refleksli vatandaşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarının hakkını teslim etmek bir insanlık borcudur.

Ayrıca Doğu TÜRKİSTAN’ın ünlü Ozanı Abdurehim HEYİT’in hapishanede vefat ettiği duyulunca adeta bir an "CANAN UYANDI"…  Sosyal medya bu haberle çalkalandı. Ve Çin Dışişleri açıklama yapmak mecburiyetinde kaldı, ozanın yaşadığını ifade etti.

Mücadele elbette  sürüyor, zira Ozan’a Türk kimliği yüzünden 8 yıl ceza veriliyor. Halen cezaevinde. Bu nedenle ‘Abdurehim  Heyit’e  Hürriyet’ kampanyası başlatıldı. İmza kampanyasına destek vermek, vicdan borcumuzdur.

25 Şubat 1992 gecesi Azerbaycan HOCALI’da kadın, kız, yaşlı, bebek 613 Türk insanı Ermenilerce şehit edildi. Birçok ülke bunun bir soykırım olduğunu kabul etti. Amma velakin bu ülkeler içinde sadece Müslüman olan bir tek ülke var Pakistan... Diğerleri nerede acaba…! Sahi Türkiye Hocalı‘yı soykırım olarak resmen kabul etti mi?...

İçimizde ‘hepimiz Ermeniyiz’ diye yeri göğü inletenlerden bir taziye mesajı yok, zaten beklemiyoruz da…

Günün neredeyse 24 saatinde, en üst perdeden Filistin, Kudüs, Sisi, Maduro, İhvanı Müslimin diye haykıranlardan da henüz bir ses seda duyamadık.

Halbuki Doğu Türkistan, Hocalı’dakiler de Müslüman. Hımm… Bir suçları var (!) TÜRK OLMAK…

Bugün yaşasaydı Rahmetli N. Yıldırım GENÇOSMANOĞLU galiba şöyle derdi:

‘’Yedi kez yabancıya el uzatırken, neden…

Benim yüz yıllık tasam, soydaşıma dert değil…?

UYGUR’un  feryadına, ses  gelmez Ankara'dan

Çin tanklarının zırhı, bu  dert  kadar sert değil.’’

………………..

Dert etmesinler, ses vermesinler… Elbet bir gün CANAN UYANACAK…

Biz hiç olmazsa bugün dua ve dilekte bulunalım…

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN… İNŞALLAH…