Belediyelerdeki tek adam sistemi

Ömer Lütfi ÖZENÇ

Belediyelerin vatandaş nezdinde itibarlı varlığını sürdürebilmek için yöneticilerin, vatandaşa hizmet ve çalışanları yönetme kapasitesini geliştirebilmeleri gerekmektedir. Bu nedenle, belediye yöneticileri ve çalışanlarının tamamına ve toplu olarak; kalite yönetimi standartlarına ilişkin değerlerin ve uygulamaların eğitimi verilerek öğretilmesi de gerekmektedir.

Belediyelerin yaptığı hizmetlerden yararlanan vatandaşların ve hizmet veren belediye çalışanlarının mutluluğunu artırmak için standartlarını Ahilik kültüründen alan Toplam Kalite Yönetimi sistemini uygulayarak belediye içinde belirli bir organizasyonel yönetişim yapılanmasının sağlanması gereklidir.

YÖNETİŞİM; birlikte yönetmek demektir. Kamuda yönetişim, yönetim ve karar alma süreçlerinin tüm paydaşların işbirliği ve katılımı ile yapılmakta olduğunu, yöneticilerin uzlaşmacı, saydam, hesap verebilir, etkin ve sorumlu bir yönetim anlayışı içerisinde davrandıklarını ifade etmektedir.

SİSTEMİN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ
Siyasi parti ayrımı olmaksızın tüm belediyelerde tek adam sistemi uygulanmakta ve her konuda kararı sadece belediye başkanı vermektedir. Bu klasik yönetim sisteminde, belediye başkanı sorun çözücü görevini yaparken, diğer çalışanların tamamı sorun üretici olarak algılanıyor. Kalite politikası ve değişen şartlara göre yeni hedefler esas alınmak suretiyle, belediyenin yönetim sisteminin durumunun ve yeterliliğinin üst yönetim tarafından periyodik olarak değerlendirilerek, modern yönetim uygulaması olan Toplam Kalite Yönetimine geçilerek tüm çalışanlara ve hizmet bekleyen vatandaşlara söz hakkı verilmek suretiyle sorun çözücü sayısının çoğaltılması gerekmektedir.

HİYERARŞİK ÖRGÜTLENME BİÇİMİ

Yukarıdan aşağıya iletişim kanalları emir ve talimatlar yoluyla üst kademelerden alt kademelere doğru sağlanır. Sonuçları bildiren geri bildirim açısından ise alt kademelerden üst kademelere doğru işler.

Klasik yönetimde, yöneticiler çalışanlara “şu işleri şöyle yapın” minvalinde talimat verir. Çalışanlar da verilen talimatın yanlış olduğunu düşünse dahi talimata uyarak emirleri yerine getirir ve “talimatınız yerine getirilmiştir” şeklinde sonucu bildirir.

KARAR ALMA SÜRECİ DÜZENLEMESİ

Klasik yönetim tarzından uzaklaşılınca, çalıştıkları kuruma aidiyet hissi yükselen çalışanların davranışlarında birçok değişiklikler ortaya çıkar.

Karar almanın üç yolu vardır;
1-Muhakemeye dayalı karar alma, Yöneticiler birçok nedenle yönettikleri iş hakkında tam bilgiye sahip olmaları mümkün değildir.  Bu nedenle, konusunun uzmanı düzeyindeki çalışanlara söz hakkı vermek önem arz etmektedir. Muhakeme bilgiye dayandığında kararlar doğru olur ve iyi sonuçlar verir. Ama muhakeme tahmine dayanınca sonuç, yönetimin yaptığı yeni bir gaftan ibaret olur.
2-Verilere bakarak karar alma,
3-Bilimsel karar alma,

Türkiye’de uygulanan yerel yönetişim araçlarını; halk kurultayları, halk günleri, proje demokrasisi, semt danışma merkezleri, kamuoyu araştırması, referandum, e-belediyecilik, yerel gündem 21 programı, TODAM’lar olarak sıralayabiliriz. İyi yönetişimin son yıllarda öne çıkan uygulama aracı kent konseyleridir.

Oysa yönetişim uygulanacaksa, öncelikle belediye çalışanlarının da sorunların çözümünde söz hakkının olması sağlanmalıdır.

Bu konuda bir örnek verecek olursak, mevcut uygulamalara göre mahalledeki sokağın nasıl ve ne zaman temizleneceğine klasik yönetim uygulamasında tek adam (belediye başkanı) karar vermektedir. Oysa, o bölgenin nasıl ve ne zaman temizlenmesi gerektiği konusunda en bilgili olanlar, hem sokağı temizleyen belediye çalışanları hem de o mahallede yaşayan vatandaşlardır.

Klasik yönetim anlayışında tepe noktadaki yetkili sorun çözücü, tüm çalışanlar ise sorun üretici olarak faaliyet icra etmektedir. Modern yönetim anlayışına geçilip de yönetişim sistemi uygulandığında, belediyenin tüm çalışanları sorun çözücü rolünü üstlenmektedirler.

Belediyelerden hizmet bekleyen vatandaşlar ile vatandaşa hizmet veren belediye çalışanlarının mutlu olmasını ve vatandaşa kaliteli hizmet verilmesini sağlamak için standartları Ahilik kültüründen gelen Kalite Yönetimi sistemi uygulanmalıdır.

Belediyelerdeki tek adam sistemine son verecek olan sistemi özetle belirtmek gerekirse şöyle ifade edeyim;

Ana temayı ‘Sorunlarını inovasyon, teknoloji, dijital dönüşüm ve gerçek katılımcı demokrasi ile çözen, yurdumuzun incisi bir belediye yönetim şekli olarak özetle şöyle belirledim.

Bunu dört ana başlık olarak ele alıyorum:

1- Akıllı bir Belediye – Bu yönetim şeklini kabul eden belediye’yi bir dijital dönüşüm gerçekleştirerek ‘Akıllı Belediye’ haline getirmeliyiz!

2- Katılımcı Belediye - Katılımcı Demokrasi Platformu’nu hayata geçirerek bu yönetim şeklini tercih eden yöre halkının gerçek katılımcı demokrasiyi deneyimlemesi sağlanmalıdır.

3- Yenilikçi Yöre Belediyesi -

Sosyal İnovasyon Atölyeleri kurulmalıdır;

Buralarda görev alacak, projelere destek verecek akredite İnovasyon Koçları yetiştirilmelidir:

Sosyal İnovasyon Atölyelerinde girişimciler, öğrenciler, kadınlar, gençler, inovasyona ve girişimciliğe gönül veren herkes bir araya gelmek sureti ile yaşadıkları yörenin sorunlarına çözümler geliştirebilirler.

4- Örnek Şehir – Uygulamayı kabul eden yurdumuzun incisi bu yöre, kalite ile özdeşleştirilen bir marka haline gelir.