Aidiyeti güçlendirmek zorundayız

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Her bir fert, bu millete, devlete, topraklara aidiyet hissi ile bağlı olmalı. Bu aidiyeti güçlendirmek zorundayız" dedi

Kocaeli'deki bir otelde kamu kurumlarının yöneticileri, iş adamları ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine yönelik düzenlenen "Büyük restorasyon ve Türkiye'nin Gelişimi" Konferansında konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, tarihin belli bir aşamasında, tarihi yönlendirecek şekilde özne olan bir milletin, bir daha nesneleşemeyeceğini söyledi.

"Bu toprakların hakkını nasıl veririz?" sorunun cevabının önemli olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Bütün krizleri aşabilirsiniz ama güçlü bir aidiyet bilinciniz yoksa tarihle irtibatınızı sağlam kuramamışsanız, oturduğunuz coğrafyanın kıymetini, temsil ettiğiniz insanların cevherini bilemezseniz, büyük restorasyonu gerçekleştiremezsiniz" diye konuştu.
 
Davutoğlu, her alanda kendine güvenen bir Türkiye olduğunu dile getirerek, yaşanan restorasyonun bu anlama geldiğini ifade etti.
 
Restorasyon çalışmasının, iç, ekonomik ve dış ayağının bulunduğuna vurgu yapan Davutoğlu, iç restorasyonun esasının, demokrasi olduğunu, milletime güvenmeyen ya da onu "iç tehdit" olarak gören bir devletin, o milleti tarihte sahneye çıkarmasının mümkün olmadığını söyledi.
 
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, vatandaşlığın hukuki bir bağ olduğunu ancak milletleri bir arada tutan şeyin, psikolojik bağ ve tarihdaşlık olduğunu dile getirerek, tarihdaşlığın sınır tanımadığını, aradaki okyanusları, dağları yok ettiğine dikkati çekti.
 
Kürtçe yazan Ahmedi Hani ile Türkçe yazan Ahmet Yesevi'nin aynı hikmetten hareket ettiğini gördüğünde, Türk ve Kürt'ün manevi olarak ayrılamayacağını anladığını vurgulayan Davutoğlu, "Bu kaderdaşlık bizim güç kaynağımızdır. Bu ortak kader bilincini, kaybettiğimizde, hayat damarlarımız da dağılmaya başlar. Millet öyle bir varlıktır ki; şemsiyesi altına aldığı her şeye aidiyet hissi verir ama milleti öyle tanımlarsanız ki; bazıları o tanımın dışında kalırsa tehdit o zaman başlar. Her bir fert, bu millete, devlete, topraklara aidiyet hissi ile bağlı olmalı. Bu aidiyeti güçlendirmek zorundayız. Alacağınız hiç bir askeri tedbir, alacağınız hiç bir ekonomik yatırım ya da başka bir şey aidiyet bağları kopmuş toplumun değişik kesimlerini bir arada tutmaz. Bu aidiyet bağının tanımı, Çanakkeledir, Sarıkamıştır, Myanmardır, Kut'ül Ammaredir" şeklinde konuştu.
 
Türkiye'nin dünyadaki sorunları çözmek için çalışmalar yaptığını vurgulayan Davutoğlu, "Bizim diplomasimiz, barış diplomasisidir. Kimseyi tehdit görmedik. Şunu da bilmelidirler ki bir tek zümreye karşı tavır aldık ve almaya devam edeceğiz, zalimlere de tolerans göstermeyeceğiz. Balkanlar'da, Orta Doğu'da ve Kafkasya'da kalıcı bir düzen kurmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu ülkenin ufuklarının dünyanın neresine açmak gerekiyorsa açacağız" ifadesini kullandı.