10 Ağustos 2015: 6 şehit

Türkiye dün PKK terörüne 6 şehit verdi. İstanbul’da 6 saat arayla polise 2 terör saldırısı düzenlendi, 1 polis müdürü şehit oldu.

Silopi'de zırhlı araç geçerken mayın patlatılınca 4 polis şehit oldu. Şırnak Beytüşşebap’ta PKK’lı teröristlerce ateş açılan helikopterde tezkeresini almış bir er şehit oldu.

Mayınlı tuzak: 4 polis şehit

ŞIRNAK’ın Silopi ilçesinde geçen cuma günü çıkan olaylarda polis memuru Muhammet Onur Demir’in şehit olması, üç kişinin de ölmesinden sonra dün sabah Başak Mahallesi’ne giden polis ekibine PKK’lılarca bombalı tuzak kuruldu. Polis zırhlı aracının geçişi sırasında yola tuzaklanan mayın uzaktan kumandayla infilak ettirildi. Patlamada araçta bulunan 5 polis memuru ağır yaralandı. Yaralı 4 polis kaldırıldıkları Silopi Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm çabalara karşın şehit oldu. Yaralı polisin tedavisi sürdürülüyor. Saldırıda şehit düşen polislerin 29 yaşındaki Resul Kayaoğlu, 24 yaşındaki M.Yahya Mertcan ve ikisi de 22 yaşında olan Savaş Akyol ile Şahin Polat Aydın olduğu açıklandı.

Resul Kayaoğlu, Elazığ’ın Kovancılar ilçesi Köseköy nüfusuna kayıtlı. Şehit Resul, Siirt Emniyeti’nde görevliydi ve olaylar nedeniyle Silopi’ye geçici görevle gitmişti. Kayaoğlu’nun Silopi’deki görevinin ardından tayininin çıktığı Malatya’ya gidecekti. Resul, Malatya’da düğün hazırlıkları da yapıyordu. Şehit Resul Kayaoğlu, bugün Köseköy’de toprağa verilecek.

POLİS BABANIN DRAMI

1 yıldır özel harekât polisi olarak görev yapan şehit Şahin Polat Aydın’ın babası Süleyman Aydın’ın da 25 yıldır Özel Harekât polisi olduğu ve Şırnak’ta görev yaptığı öğrenildi. Şırnak il merkezinde görev yapan Süleyman Aydın, oğlu Şahin Polat Aydın’ın da polis olarak görev yaptığı Silopi’ye geçici görevle gönderildi. Zırhlı araca dün mayınlı saldırının hemen ardından olay yerine giden polisler arasında bulunan Süleyman Aydın’ın, oğlunun araçtan çıkarılmasına yardım ettiği ileri sürüldü. Ancak yetkililer açıklama yapmadı.

DÜĞÜNÜ 22 AĞUSTOS’TAYDI

Yozgat’ın Şefaatli ilçesi nüfusuna kayıtlı şehit Savaş Akyol’un, Fatmanur Yağar ile resmi nikâhı yapılmıştı. Davetiyelerini dağıtan çift düğünü bekliyordu. Ankara Sincan’da 23 Ağustos Pazar günü düğün törenleri vardı. Acı haberle yıkılan Fatmanur Akyol, polislerin desteğiyle ayakta durabildi.

Evine dönüyordu

ŞIRNAK’ın Beytüşşebap ilçesinde 8’inci Jandarma Komando Alay Komutanlığı’nda görevli olup terhis olan ve izne giden askerleri Şırnak’a götürmek için havalanmakta olan Sikorsky helikoptere, dün 07.05 sıralarında teröristler tarafından roketatar ve uçaksavarla ateş açıldı, 1’i astsubay, 1’i uzman çavuş 8 asker yaralandı. Helikopterin isabet aldığı saldırıda Doğan Acar şehit oldu.

SON 2 HAFTADA DENİZLİ’NİN İKİNCİ ŞEHİDİ

Denizli, 2 haftada 2’nci şehidini verdi. Sırtında kendi adı yazan ve askerliğin bittiğini gösteren tişört yaptırıp giyerek fotoğraf çektiren Doğan Acar, memleketine varamadı. Terhis olan evlatlarını beklerken, eve gelen yetkililerden acı haberi alan anne Fatma Acar gözyaşlarına boğuldu. Bu sırada eve gelen market işletmecisi baba Mehmet Acar’ı, komutan boynuna sarılarak teselli etmeye çalıştı. Şehit Er Doğan Acar’ın ağabeyi Şahin Acar, acı haberi kardeşine satın alacağı otomobilin işlemleri için gittiği noterde aldı. Ağabey, haberi alınca baygınlık geçirdi.

KARA ŞAHİN’in içinde Kanas’la vurulmuş

HÜRRİYET, Şırnak’ta er Doğan Acar’ın PKK’lı teröristlerin açtığı ateş sonucu memleketine gelmek üzere bindiği helikopterde nasıl şehit düştüğüne dair Ankara’ya ulaşan ön raporla ilgili bilgilere ulaştı. Buna göre şehit Acar’ın da bindiği genel maksat helikopteri ‘Sikorsky S-70 Black Hawk (Kara Şahin)’ havalandığı sırada keskin nişancı atışı yapıldı. Nişancı tüfeği ‘Kanas’la ateş sonucu zırhsız helikopterin gövdesinden giren mermi Acar’ı yaraladı. Gövdesinden yara alan helikopter en yakın sağlık merkezine inmek için havalandı ancak Acar kurtarılamadı.

Hava savaşında uzman isimlerden olan emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, şu teknik açıklamayı yaptı:

HELİKOPTER KOLAY HEDEF

“Bu ortamda karayolu tehlikeli olduğundan terhis olanlar helikopterle götürülmek durumundalar. Bu şu an için en emin ve doğru bir yöntem. Ancak helikopter hem yerde hem de kalkış sırasındaki alçak uçuşta kolay hedef olabiliyor. Helikopteri uzun namlulu silah, uçaksavar veya omuzdan atılan roketatar vurabilir. Mermi helikopterin gövde metalini geçip içerideki personeli yaralayabilir veya öldürebilir. Mermi helikopterin motor, pervane, kuyruk gibi ana unsuruna isabet etmedikçe helikopter yol alıp, kaçabilir. Sorun, 2.5 yıldır nasıl olsa çatışmasızlık var diye askeri, terörist saldırıya karşı hazır tutmama anlayışında, bunun için çıkarılan yasalarda. Asker teröristi görüyor, validen izin olmadığı için ateş edemiyor.”             

İSTANBUL'DA KANLI GÜN: Polise 6 saat arayla 2 saldırı

Sultanbeyli’deki Fatih Polis Merkezi’ne önceki gece bombalı araçla intihar saldırısının ardından teröristler bu kez bina önünde inceleme yapan polisleri hedef aldı. Biri polis yelekli olan saldırganlar bir anda silahlarını çıkarıp ekibe doğru ateş etti. Saldırıda Bomba İnceleme ve İmha Şube Müdürü Beyazıt Çeken şehit düştü. Mahallede yaşayanların tanık olduğu dehşet sırasında saldırganlardan biri olay yerinde çıkan çatışmada, diğeri de kaçtığı kömürlükte polise elindeki bombayı atmaya çalışırken öldü. Çatışma sırasında çevredeki birçok vatandaş da iki ateş arasında kaldı.

İSTANBUL’da Sultanbeyli ilçesi Petrolyolu Caddesi üzerindeki Fatih Polis Merkezi’ne, önceki gece saat 01.00 sıralarında bombalı araçla intihar saldırısı düzenlendi. Bombalı araçta bulunan teröristin öldüğü belirlenirken, saldırıda bir komiser yardımcısı, iki polis ve bu sırada polis merkezinde kayıp müracaatında bulunan yedi kişi hafif yaralandı. Patlamanın şiddetiyle Polis Merkezi’nin bazı bölümleri çöktü. Çevredeki araçlar ve bazı binalar da hasar gördü.

Merkeze 6 saat sonra ikinci saldırı düzenlendi ve olay yeri incelemesi yapan ekipler hedef alındı. 06.50’de biri polis yelekli, şortlu iki saldırgan bombalanan merkeze çıkan sokakta bir süre polisleri izledikten sonra kıyafetlerinin altına gizledikleri silahları çıkarıp ateş açtılar. Saldırı sırasında Bomba İnceleme ve İmha Şube Müdürü Beyazıt Çeken ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Çeken, şehit düştü.

Saldırı anını gören mahalle sakinlerinden Muhammet Vural, “Sabah hava aydınlanınca bizim sokağın karakola çıkan tarafını polisler kapatmıştı. Olay yeri inceleme şeridi çektiler. Bu iki saldırgan yürüyerek sokağın başından bizim yanımıza geldi. Birinin üzerinde polis yeleği vardı. Birden yeleklerinin altındaki silahları çıkarıp  olay yeri inceleme yapan polislerin üzerine sıktılar. Şortlu saldırgan polisleri vurduktan sonra bir binanın arasına girdi. Diğeri ise binaların arasından kaçtı. Bir saat sonra şortlu saldırgan öldürüldü” dedi.

SİLAHLA DOLAŞTI

Kaçan saldırganlardan biri bombalanan karakolun yaklaşık 400 metre uzağında bulunan Afkan Sokak’a geldi. Burada elinde otomatik silah ve belindeki çanta ile yürüyen saldırganın rahat tavırları dikkat çekti. Bu sırada bir akrep aracı, sokağa girerek saldırgana ateş açtı. Çatışma yaklaşık 20 dakika sürdü ve terörist ölü ele geçti. O anları evinin penceresinden izleyen U.K. anlattı:  “Uzun boylu, kirli sakallı, silahlı saldırgan sokakta yürüyen bir kişiyi durdurdu. Üzerini aradı, elini belinde gezdirdi. ‘Sen polis misin’ diye sordu. O da ‘yok’ deyince yürümeye devam etti. Belinde büyük bir çanta vardı. Bu sırada polisin akrep aracı sokağa girip ateş edince hızla koşarak bir bahçeye girdi.” Afkan Sokak’tan koşarak kaçan ikinci saldırgan da bir evin bahçesinde girdi. Saat 08.00 sıralarında özel hareket polisleri evin etrafını sardı. Saat 08.30 sıralarında ise evin bahçesinden bir patlama sesi duyuldu. Daha sonra yaklaşık 15 el silah sesi geldi. Bahçende ölen saldırganın, yanındaki bombayı polislere atmak isterken elinde patladığı belirtildi.

TWITTER’DAN ÜSTLENDİLER

Polislere düzenlenen silahlı saldırıyı Twitter hesabından Halk Savunma Birliği üstlendi. Aynı örgüt 26 Mart’ta  Okmeydanı’nda İBDA-C’ye yakınlığı ile tanınan ve IŞİD’e destek verdiklerini açıklayan Adımlar dergisine bombalı saldırıyı da üstlenmişti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ise Sultanbeyli Fatih Polis Merkezi’ne saldırının PKK, ABD Başkonsolosluğu’na saldırının ise DHKP-C tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı. Emniyet yetkilileri, Sultanbeyli’de saldırıdan sonra ölü ele geçirilen iki terörist ile ABD Başkonsolosluğu’na saldırıdan sonra kaçan teröristin kimliklerinin belirlendiğini kaydetti. Yetkililer, karakola bomba yüklü araçla saldırıda ölen teröristin kimliğinin ise DNA analizinin ardından kesinleşeceğini belirtti. 

Cezaevinden çıktı konsolosluğu taradı

ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu dün otomatik silahla ateş açtıktan sonra yaralı olarak yakalanan DHKP-C örgütü üyesi 51 yaşındaki Hatice Aşık’ın 2 ay önce hapisten çıktığı belirlendi.

İstinye’deki ABD Başkonsolosluğu’na, dün sabah 07.00 sıralarında iki kişi tarafından otomatik silahlarla ateş açıldı. Konsolosluk girişindeki polisin ateşe karşılık vermesi üzerine ikisinin de kadın olduğu bildirilen saldırganlardan biri İstinye yönünde, diğeri ise konsolosluğun arka tarafındaki sokaklara kaçtı. Bir binanın bahçesinde sıkıştırılan saldırgan, mermisi bitene kadar polise ateş etti. Daha sonra polislere taş atmaya başlayan saldırgan, vurularak yaralı ele geçirildi. Karın ve bacak bölgesine 6 mermi isabet eden kadın, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Saldırganın DHKP-C Terör örgütü üyesi, hemşire Hatice Aşık olduğu belirlendi. Kalp hastası olduğu belirtilen Hatice Aşık ameliyat edildi. İstanbul Valiliği’nin açıklamasında kadın teröristin üzerinden bir adet uzun namlulu silahla çok sayıda mühimmat çıktığı belirtildi.

MAHALLELİ SANDALYE FIRLATTI

Sabah silah seslerine uyandıklarını ve silahlı iki kadın gördüklerini söyleyen bir görgü tanığı yaşananları şöyle anlattı: “Kadınlardan birinin elinde Kalaşnikof, birinde normal silah vardı. Kalaşnikof’lu kadın yere yatmış, polislere karşı duruyordu. Elinde silah olan da sürekli ateş ediyordu. Yerde yatanın üzerine vatandaşlar sandalye, ayakkabı, ellerine ne geçerse attılar. Sırtına masa gelince biraz sersemledi. Silahı taşıyamıyordu zaten, kısa boyluydu. Savruldu, her yere ateş etmeye başladı. Mermisi bitince yukarı mahalleye çıktı, ara sokakta binaların arasına girdi. Polisler ‘teslim ol’ diye bağırdılar. Kadın ‘Teslim olmayacağım. Suruç’un intikamını almaya geldim’ diye bağırdı. Vatandaşlar ‘Teyze atma teslim ol’ dediler. Kadının dikkati dağıldı sanırım kömürlüğün oradan yarım metre çıktı, polis de 3-4 el ateş ederek etkisiz hale getirdi. Sonra ambulansla götürüldü.”

Bir başka görgü tanığı da şunları anlattı: “Konsolosluğa ateş açılınca polis kulübeden çıkıp duvarın arkasına saklandı ve ateş etmeye başladı. İçeriye seslendi. Onlar da ateş altında oldukları için de yardım edemediler. ‘Yardım çağırın’ sesini duyunca ben 155’i aradım. Sonra polis zar zor kulübeye girip çelik yelek giydi ve tekrar çıktı. Kadın saldırgan aşağı doğru gidiyordu.”

Saldırı sonrasında ABD Başkonsolosluğu’na ait Twitter adresinden yapılan açıklamada, “Bu sabah İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu yakınlarında yaşanan olaydan dolayı bir sonraki duyuruya kadar konsolosluk kapalı kalacaktır” denildi.

DIŞİŞLERİ  KINADI

Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı şiddet kınarken açıklamada “Başta Başkonsolosluk çalışanları olmak üzere, Türkiye’deki Amerikan misyon mensuplarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. ABD’nin ülkemizdeki misyonlarına yönelik güvenlik tedbirleri de arttırılmıştır” denildi.

Yunanistan’da eğitim

Polis kayıtlarına göre, ABD Başkonsolosluğu’na saldırının faili, DHKP/C terör örgütü üyesi, ‘Hülya’ kod adlı Hatice Aşık, örgütün Ege Kır Gerillası Birliği’nde görev aldı. 1998’de Denizli’de DHKP-C terör örgütüne yapılan bir operasyondan kaçarak yasal olmayan yollarla Yunanistan’a gitti. Atina yakınlarında DHKP-C kampında 6 ay eğitim gördükten sonra, 9 kişi ile Türkiye’ye döndü. İstanbul’da 4 ay hücre evinde barındıktan sonra Tokat’taki örgüt üyelerine katılmak üzere 1999’de Almus’a giderken yakalandı. 1998’de Jandarma Er Cuma Kaya’nın şehit düşmesi, Astsubay Hüseyin Şahin’in de ağır yaralanmasıyla ilgili 6 kişiye idam cezasının verildiği davada, örgüte üyelikten 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hatice Aşık, 2013’te Gaziosmanpaşa’da öldürülen polis memuru Mücahit Daştan’ın öldürülmesi davasında sanık olarak ortaya çıktı. İstanbul 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Haziran’daki duruşmada birlikte yargılandığı DHKP/C’li Nurgül Acar, örgüt bayrağı açmak istedi ve mahkeme heyeti ile savcıyı, “Bu bayrağı savcılarınız daha çok görecek” diyerek tehdit etti.

Hurriyet