1. YAZARLAR

  2. Serdar ÇAKAN

  3. "Ülkeyi kim yönetmelidir" sorusu yanlıştır
Serdar ÇAKAN

Serdar ÇAKAN

Platform
Yazarın Tüm Yazıları >

"Ülkeyi kim yönetmelidir" sorusu yanlıştır

A+A-

Devlet yönetimi, kutsal bir konu değildir. Tam anlamıyla teknik bir konudur. Anayasa ve yasalar ile kayıt altına alınmıştır. Görevler ve sorumluluklar kurumsal bazda tanımlanmıştır. İnsanlar, seçimle anayasal kurumlara dahil olur ve yasaların çizdiği çerçevede belli bir süre için görevlendirilirler.

Fakat!

Padişahların yüzyıllar boyunca kendisini Yaratıcının yeryüzündeki gölgesi kabul etmesini normal karşılayan bir toplumun, “buyur kendin yönet” dendiğinde afallaması sadece Türklere özgü değildir.

“Din – insan” ve “din – toplum” ilişkisi muğlak olan ve “yönetimi” bilim/sanat olmaktan ziyade kutsal bir konu olarak anlayan bütün toplumlarda benzer sıkıntılar mevcuttur.

Aydınlanma öncesi orta çağ Avrupa’sı benzer kalıplaşmış ideolojik temellere dayanıyordu. Rahipler, kralları kutsayarak onlara ilahi sıfatlar veriyorlar, krallar aristokratlara asalet dağıtarak onları mikro çevrelerine muhafız tayin ediyorlardı.

Devlet onlarındı, din zaten onlarındı. Kaynaklar, ürünler, askerler, kadınlar ve çocuklar... Hepsi onlarındı. İnsanlar, ahiretlerini garanti altına almak için dünyada sabretmek zorundaydılar. Yöneticiye isyan büyük günahtı. Halkın, adaletsizliklere karşı çıkmasını dini duygularla bastırıyorlardı. Karşı çıkan olursa, önce aforoz ederek sözde dinden kovuyorlar, sonra sürgün veya ölüm cezaları ile muamele ediyorlardı.

Böylece ülkenin kaynaklarını tek elde toplayıp, diledikleri gibi tasarruf edebiliyorlardı. Zenginlik ve refah kendilerinin ve zümrelerinin, fakirlik ve ölüm sıradan insanlarındı.

Bu köhne düzen, saraylar/kaleler dışında yaşayan burjuvaların denizaşırı ticaret ile yeterli zenginliğe ulaşmasına kadar sürüp gitti.

“Ülkeyi kim yönetmelidir?” sorusunun yanlış olduğu ortaya çıktı.

Doğru soru şöyle soruldu “Ülkeyi birlikte nasıl yöneteceğiz?”

Günümüzde devlet gibi büyük çaplı bir organizasyonda yönetimin ancak birden fazla (hatta çok sayıda) insan ile birlikte sağlanabileceği ve çevre şartları nedeniyle yöneticilerin dönemler içinde değişmesi zorunluğu barizdir.

Demokrasi dediğimiz olgu budur: Birlikte hareket etmek ve ülke sorunlarını birlikte çözmek…

Normal şartlarda sade bir vatandaş, evini yönetirken kendi iradesini önemser. İşini yönetirken şahsi iradesini en önemli unsur sayar. Özel hayatında karar almayı ve uygulamayı kendine özgü, temel bir hak olarak kabul ederken ülke yönetimi mevzu bahis olunca; şahsi iradesinden ve şahsi becerilerinden endişe duymaya başlar.

Belki de eski dönemlerden kalma bir bilinçaltı dürtüsü ile cenneti riske girmesin diye yöneticisinde dindarlık aramaya başlar.

Unutmayalım! Günümüzde muhatabını din ile ikna etmeye çalışan iki meslek grubu vardır.

  1. Dilenciler
  2. Sağ Siyasetçiler

Allah (cc) rızası için…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.