1. YAZARLAR

  2. Dr. Serdar ÇAKAN

  3. ŞAİR KORKMA DİYOR, AMA...
Dr. Serdar ÇAKAN

Dr. Serdar ÇAKAN

Platform
Yazarın Tüm Yazıları >

ŞAİR KORKMA DİYOR, AMA...

A+A-

Günümüzde birçok vatandaş “kurtuluş için” tek adamlık benzeri bir rejimin gerekli olduğuna inanmaktadır. Hatta koca koca adamlar, öylesine motive olmuşlardır ki, sistematik (kanunla) çalışan kurumların yerini tek adamlık benzeri bir yönetim şeklinin almasını açıktan desteklemektedirler.

Bu heyulanın sosyolojik nedenleri olmalıdır. Anlamaya çalışarak birlikte düşünelim isterim. Düşünelim ama şimdilerde düşünmekten çok duyguların egemen olduğunu da anlamak gerekmektedir.

Normal şartlarda hürriyetine bu derece düşkün bir milletin bu noktaya gelmesinde elbette bazı duygular öne çıkmaktadır. Bu duyguların en önemlisi KORKU’dur. Bugün bu duygunun alt faktörlerinden birkaçına birlikte bakalım.

  1. Gelecek Korkusu:

İnsanlar gelecek yılların belirsizliğinden korkmaktadırlar. Siyasi, askeri ve ekonomik birçok sebeple… Hem kendileri için hem de çocukları için… Bu nedenle güçlü bir iradenin etrafında toparlanmanın kendilerini ve nesillerini koruyacağını düşünmektedirler.

Vatandaşlar, devlet kurumlarındaki yozlaşmayı (FETÖ), hukuk alanındaki (HSK ve AYM) çarpıklıkları, eğitim (PISA, TEOG ve YKS) alanındaki başarısızlıkları görmelerine rağmen, neden – sonuç ilişkisine bakmaksızın bir an önce düzlüğe çıkmanınsözde “hızlı ve güçlü bir irade” ile mümkün olacağına inandırılmıştır.

  1. Ahiret Korkusu:

Dinin amacını öldükten sonrasını garanti altına almak olarak algılayan ve yaşamın kendisi ile ilgili bağlarını göz ardı eden vatandaşlarımız, devletin dindarlaşmasını(ki aslında bu bir çeşit engizisyondur) gerekli görmektedirler.

Vatandaş, toplumu değiştirme ve dönüştürme gücüne sahip olan iktidarı dindar olduğunu söyleyenlerden müteşekkil bir yapıda oluşturursa, ahirette rahat edeceğine inanmaktadır. Kısaca ifade etmek gerekirse; dindarlara oy verince kurtulacağını sanmaktadır.

  1. Yanlış Karar Verme Korkusu:

Doktora tezimi hazırlarken fark etmiştim. Kurum yöneticilerin önemli bir kısmı kritik kararları kendi başlarına almaktan kaçınmaktadırlar. Önemli kararı kendilerince inandıkları birilerinin almasını tercih etmektedirler. Özellikle netameli durumlarda bu davranış biçimi daha da belirginleşmekte ve karar verme eylemi, sonuçları ne olursa olsun rıza ile başkalarına devredilmektedir.

Vatandaş geçmiş dönemde riskli gördüğümuhalefetin (CHP ve MHP) iktidara gelmesine yol açacak bir karar değişikliğinden şiddetle kaçınmış ve mevcut siyasi düzenin devamına razı olmuştur.

  1. Ekonomi (Aç Kalma/Borç Ödeme) Korkusu:

Türk ekonomisi kötü durumdadır. Büyüme, enflasyon, işsizlik, döviz kurları, borçlanma ve tasarruf gibi göstergeler ve piyasa gerçekleri açıktır. Bununla birlikte vatandaş, ağır ekonomik şartların geçeceği günlere kadar sabretmeyi yeğlemekte ve kırılmak yerine olabildiğince esnemeği tercih etmektedir.

Fiiliyatta kaybetme noktasına geldiği halde dervişin önerdiği gibi “çay demleyip, yeniden başlamaya sebep olacak” cesaretini henüz toplayamamıştır!

Fakat bu devran böyle dönmez! Etrafımız korku dağları ile çepeçevre sarılmış olsa da fark etmez! Türk Milletinin dağları delerek bir çıkış yolu bulmaktaki mahareti çağlar boyunca efsanelere konu olmuştur.

Takip edilecek ASENA, bu bağlamda önemli bir anlam kazanmaktadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.