1. YAZARLAR

  2. Prof. Atila BİTİGEN

  3. Popülizmin yükselişi
Prof. Atila BİTİGEN

Prof. Atila BİTİGEN

platform
Yazarın Tüm Yazıları >

Popülizmin yükselişi

A+A-

1929 Dünya ekonomik buhranının etkisi ile liberal ekonomik politikaların prestiji sarsıldı devletçi kontrolcü denetimci ekonomiler revaç bulmaya başlamışlardır. Siyasal sistemde bu ekonomik modele paralel olarak otoriter devletçi güçlü lider güçlü devlet anlayışı gelişti. Avrupa’da bu faşizmin gelişmesine güçlenmesine neden olmuş genel bir otoriterleşme eğilimi gerçekleşmiştir. İtalya’da faşizm yürürlükteyken 1930’da Brezilyada, 1931’de Arjantin ve Guatemala’da, 1932’de Portekiz’de, 1933’de Uruguay’da, Avusturya ve Almanya’da, 1934’de Meksika’da otoriter totaliter diktatörlüklerin iş başında olduğu bir dönem yaşandı. Bu dönemde Rusya da Stalin iş başındadır. Bu otoriter liderlerin güç çekişmesi sonrası dünya savaşı ile ülkeler yıkıldı büyük acıların yaşanmasına neden oldu.

Popülistler, devleti kendi çıkarları için ele geçirir, denge ve denetim (yetkilerin ayrılması ve karşılıklı denetim) sistemini zayıflatır ya da tamamen ortadan kaldırır, kitlesel kayırma ve himayecilik politikası güder ve sivil toplum ve medyadaki tüm muhalefeti kamuoyunun gözünden düşürmeye çalışırlar. Bunu yaparken de, kendilerini haklı çıkaracak kesin bir ahlaki ilkeye başvururlar: Bir demokraside halk, ‘kendi’ devletine sahip çıkmalıdır; hayır ve hizmetler, bu bütüne ait olmayanlara değil, tek gerçek halk kimse, ona verilmelidir; medya ve sivil toplumdaki muhalif sesler, dış güçlerin megafonundan başka bir şey değildir.

Popülizm, toplumdaki seçkin bir tabaka tarafından halkın çıkarlarının bastırıldığını ve engellediğini varsayan ve devlet organlarının bu seçkin tabakanın etkisinden çıkarılıp halkın yararına ve toplum olarak gelişmesi için kullanılması gerektiğini söyleyen siyasî bir felsefe veya söylem biçimidir. Dolayısıyla “popülist” bir kişi, konuşmalarını “sokaktaki adam”ın ekonomik ve sosyal gereksinimlerine yönelik olarak hazırlayan kişidir. Popülist hareketlerin liderleri çoğunlukla büyük şirketlerin gücüne karşı koyacaklarını, “yozlaşmış” seçkinleri temizleyeceklerini ve “önceliği halka“ vereceklerini söylerler.

Popülizm, siyaseten kutuplaştırıcı, toplumu “bizler” ve “onlar” diye iki zıt-düşman kitle şeklinde konumlandıran politik akım olarak şu an dünya’da “altın çağını” yaşıyor. Bir yanda, muhafazakâr sağ çizgideki “karizmatik lideri”  destekleyenler var, öte yanda da hayli bölük pörçük bir muhalefet. Giderek artan yolsuzluk skandalları, “otokrasiye” kayış eleştirileri ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere hak ve özgürlükler alanında ciddi bir irtifa kaybı ile özdeşleştirilse de, hâlâ seçmenlerin büyük desteğini alabiliyorlar. Paradoksal biçimde şu an iktidarı destekleyenler de partinin ekonomik politikalarından en çok zarar gören taşra-kırsal kesim.

Geçim sıkıntısı çeken veya ekonomik olarak daha da geriye düşmek istemeyen seçmenler duygulara hitap eden popülist söylemin çekiciliği büyüleyici geliyor. Kendilerini koruyacak güçlü, hatta otoriter, lider figürü bu seçmen grubuna cazip geliyor. Duygulara hitap ediyor korku, kızgınlık ve devleti tekrar muhteşem yapma arzusu duyan seçmene umut veriyor. Çünkü ekonomik olarak yıpranan seçmen, bir güçlü lider kurtarıcı arıyor böylece yıkım getirecek popülist liderlerin peşine takılıyor. Aynı resmi 2002 ekonomik krizi sonrası AKP iktidar olması, Yunanistan da ise Çipraz’ın iktidar oluşu da ekonomik buhran sonrası radikal kararın eseri. Popülizm sağ sol ayrımı yapmadan temsili demokrasinin en zayıf yerinden aşil topuğundan vurulmasıdır. Bugün biz aşırı sağ popülizmi konuşuyoruz ama sol popülizm de bu başkaldırının önemli bir parçasıdır. Venezuela’da Hugo Chavez, Filipinler’de RodrigoDuterte, İspanya’da Podemos hareketi veya Yunanistan’da Syriza Partisi sol popülizmin önemli temsilcileridir. Tarih göstermiştir ki popülizmin sonu çöküştür.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum