1. YAZARLAR

  2. Prof. Atila BİTİGEN

  3. İYİLİĞİN DOĞUŞU
Prof. Atila BİTİGEN

Prof. Atila BİTİGEN

platform
Yazarın Tüm Yazıları >

İYİLİĞİN DOĞUŞU

A+A-

Köy enstitülerinin babası İsmail Hakkı Tonguç, demokrasi maceramızın akamete uğramasını sosyoekonomik ve sosyokültürel azgelişmişlikten geçtiğini vurgular“Demokrasinin iki çeşidi vardır. Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı... Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir. İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagoji ile serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu, oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz de demokrasinin kolayını seçtik. Çok şeyler göreceğiz daha...”diye eleştirmiş ve uyarmıştı. Popülizmin mistik büyüsüne kapılmış halkı uyarmak, çıplak gerçeği hakikatin sesi olarak duyurmak için daha iyi bir gelecek için gerçek demokrasiye ihtiyaç vardır.

Gelişmiş güvenli bir ülke olmamız ise eğitimli donanımlı örgütlü nüfus, açık şeffaf denetlenmeyebilir katılımcı demokrasi ve güvenilir bağımsız adalet sistemine ihtiyaç duyar.Güvenlik her şeyden önce bir duygudur. Karnı doyan; işi olan; asgari düzeyde de olsa geçinebilen; ihtiyaç duyduğu düzeyde eğitim ve sağlık hizmeti alabilen, beden ve konut masuniyeti olan; girişim, iletişim ve örgütlenme özgürlüğüne sahip; adalete ulaşabilen bir kişi kendini güvenli hisseder.

      Güvenli bir ülke hayali ile yola çıkıyoruz.İnsanlarınhuzuriçinde sokaklarda dolaştıkları, dans edip şarkı söyledikleri; patlama sesi duyunca akla sadece havai fişeklerinin geleceği; evlatlarımızın ölmediği ve geleceklerinden endişe etmediği, evrensel hukukun tesis edildiği; eğitimin çağdaş Dünya düzeyine çıktığı; gerçek bilimin üretildiği, sanat ve aktif sporun hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edildiği, alınan sağlık hizmetinde şüphelerin tamamen kaybolduğu ve gerilimin sıfırlandığı bir ülkeye dönüşmesi umuduyla daha İYİ bir ülke olsun diye çabalıyoruz.

Türkiye toplumsalkutuplaşma,  Ortadoğu’da sıkışmışlık, ayrılıkçı terör sorunu, ekonomide kötü gidişat (orta sınıfın erimesi, sabit gelirlilerin bankalara bağımlılığı, tüketim kültürünün toplumu azdırması ve belli zümrelerin kamu kaynaklarından yararlanıp toplumun geri kalanını görmezden gelmesi), post-modern yozlaşma, toplumsal çözülme, kimlik krizi, yargı ve hukuk sisteminde güven erezyonu gibi gelişmeler, medya ve ifade özgürlüğü alanında baskılar vb. sorunlar ile karşı karşıya bulunuyor. Göçmen sorunu açık göçmen istasyonu haline gelmiş asayiş güvenlik sorunları ile karşı karşıya. Toplumsal kutuplaşma mahalle mahalle semt semt yaşama biçimi ideoloji temelinde gettolaşma. Kutuplaşmış ayaza tutulmuş bir seçmen kitlesi geçirgenliğin olmaması siyaseti kilitliyor çözümü zorlaştırıyor seçmeni buzdan kristallere çeviriyor. Baharın gelmesi cemrenin düşmesi buzun çözülmesi doğacak güneşe bağlı. İYİ’lik güneşi doğacak ve uzamış alacakaranlıktan kalıcı aydınlığa geçişle bahar gelecek inşallah.

      Dipten bir kültür dalgası geldi…Gelenekleri, yasaları, ahlakı, adabı, efendiliği, görgüyü, terbiyeyi önüne kattı…Sildi süpürdü…Sokakta yalnız yürüyen kadın gördüklerinde, ona tecavüz edilmesi gerektiğini düşünüyorlar…Çocuk istismarları ensestgibi cinsel sapkınlıkta patlama oldu.. Hastaneye kaldırılıyor zavallı, hastabakıcı tecavüz ediyor… Savunmasız insanların dövülmesi, bıçaklanması, öldürülmesi haber bile sayılmıyor… Dolmuşlarda davranışını beğenmediklerini “Namus bekçisiyim” diye dövüyorlar diye yazdı Bekir Coşkun… Toplum sanki anomi yaşıyor toplumsal çözülme kokuşma çürüme ile niteliksiz yığınlara dönüşüyorlar.

          Toplumumuz giderek niteliksizleşmektedir. Bunun en önemli nedeni toplumun içinde bulunduğu ekonomik ve psikolojik bunalımdır. Toplum psikolojisinin bunalıma düştüğü dönemlerde nitelik ile niteliksizlik arasındaki fark en aza iner ve hatta kimi zaman hiçbir fark kalmaz der soktates.Böylesi toplumlar sömürüye açık olurlar. Kolay kandırılır ve kolay yönlendirilir. Çünkü toplum zihnini reflekslerine ve duyularına terk etmiştir. Devinimleri şiddete dönmeye başlar. Değer yargıları çöküntü içindedir. Parasal değerler ön plana geçmiş ve ahlak da alınıp satılır olmaya başlamıştır. Bu bir çöküntünün başlangıcıdır. Adalet ve yargı, tüm zihinsel düşün sistemi alınır satılır durumda işlem görmeye başlar. Böylesi niteliksizleşmiş yığınına biz yozlaşma süreci diyoruz. Öyleyse bu sürece tepki duyan kadrolara gereksinim doğacaktır. Başlangıçta gereksinim olan tepkilerin toplumda belli bir bilinçlenme süreci başlatacağından kimsenin kuşkusu olmasın.İYİ’likharekâtı bu nitelikliliğe bayağılık kötü gidişe dur demek için ortaya çıkmış doğal bir harekettir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.