1. YAZARLAR

  2. Murat YAZAN

  3. GSM şirketlerine çeki düzen verin
Murat YAZAN

Murat YAZAN

platform
Yazarın Tüm Yazıları >

GSM şirketlerine çeki düzen verin

A+A-

Mevsimlere göre kıyafetlerimiz, tercihlerimize göre eşyalarımız ve tükettiklerimiz değişir ancak tek değişmezimiz her birimizde en az birer tane olan cep telefonlarıdır. Bağımlılığımız, elimiz, ayağımız halindeler. Onlara ve bize hükmeden “büyük patron” ise GSM şirketleri.

Ülkemizde birbiriyle rekabet halinde olan birçok GSM şirketi var. Tek konuda rekabet etmiyorlar! Faturanı ödemezsen birkaç gün içinde hattın aramaya kapatılır ve parmaklarını bile kıpırdatmadan sistemde otomatik gerçekleşen açma-kapama işlemi için fahiş fiyatları faturanıza yansıtırlar.

Yazımı yazmadan önce uzun süre bu sektörde üst düzey yöneticilik yapmış bir can dostumdan destek istedim. Bir metin yazıp gönderdi. Okurken gözlerime inanamadım. Metni sizle paylaşmayacağım ancak son paragrafında harika tespitleri var.

Diyor ki;

“Herkes bu sektöre mecbur ve kullanmak zorunda. Bunun bilincinde olan şirketler de istedikleri gibi at oynatıyorlar. Ben GSM kullanmıyorum, nimetlerinden yararlanmıyorum diyen bir kişi gösterebilir misin? Cevap belli olduğu için ya bu deveyi güdeceğiz ya da bu deveyi güdeceğiz.”

GSM bir hizmet sektörüdür. Mal ya da ürün üretmez. Altyapıyı oluşturur ve internet/telefon hizmeti verir. Başka şirketlerin ürettiği telefon ve aksesuarları tüketicilere satarak para kazanır. Temel gider kalemleri; personel giderleri, altyapı yatırımı ve bakımdır. Ürettikleri fire verecek, çürüyecek ya da elde kalacak bir malları yoktur. Ne ballı iş!

Peki, tüketiciyle yani bizlerle nasıl bir ilişki kurarlar?

Faturalarımızı zamanında ödüyorsak bizden iyisi yoktur. Zırt pırt arar, “avantajlı” kampanyalarını tatlı tatlı anlatırlar.

Bir şekilde zora düşüp ödeyemezsek?

Buz gibi bir SMS gelir. Faturamızı ödemezsek “x” tarihinde hattımızın aramaya kapatılacağı tebliğ edilir. Ödeyemeyiz, hat aramaya kapatılır, internet kesilir. Bir iki fatura daha ödeyemezsek hattın iptaline kadar gider. Herkeste olan numaranızı aradıklarında “Bu numara kullanılmamaktadır” gibisinden sesli mesaj dinletilir. Sosyal statünüz yara alır. Faiz, icra vs’den bahsetmiyorum bile.

Salgına kadar alıştırıldığımız düzende kuzu kuzu yaşamaya devam ediyorduk ve bu durum bize pek batmıyordu. Ama salgında “battı”! Üstüne çok da düşünmediğimiz bir gerçekle karşılaştık!

Üç ay işimize gidemedik, “evde kal Türkiye” dediler, evde kaldık. Para kazanamadık, çalışanlar işlerinden oldu. Birikimi olmayanlar krediyle, kredi alamayanlar akraba yardımlaşmasıyla bir şekilde ayakta kaldı. Dışarıyla iletişimin en önemli aracı “büyük GSM patronlarının” elimize tutuşturdukları telefonlar oldu. Salgında GSM şirketleri için bir şey değişmedi, ödenmeyen faturalar birkaç gün içinde aramaya kapatıldı. Elektrik, doğalgaz ve su şirketleri esneklik tanırken salgın GSM şirketlerinin yanından bile geçmedi. Yaş yüzünden maaşını çekmeye gidemeyen, evde tek başına yaşayan emeklilerin telefonlarının kapanmasına şahit oldum.

Yaşanan son depremde enkaz altından çıkan biri kendisini kurtaranlara “abi faturamı ödeyemediğim için yakınlarımı arayamıyorum. Senin telefonundan arayabilir miyim?” demiş.

GSM şirketlerinin abonelerine “sağmal inek” muamelesi yapmalarına gerekirse devlet eliyle son verilmeli. Haberleşme anayasal haktır! Söz konusu şirketler salgında daha hassas davranabilir, ödeme esnekliği tanıyabilirdi. Deprem mi oldu? Bölgedeki kısıtlı hatları aramaya açarsınız, insanlar moloz altında saatlerce, günlerce beklerken sevdikleriyle konuşma fırsatı bulurlar ve yaşam enerjileri artar, hayata daha sıkı tutunurlar.

Devletimizi gereken yasal düzenlemeleri yapmaya, anayasal hak olan haberleşme özgürlüğü önündeki engelleri temizlemeye davet ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.