1. YAZARLAR

  2. Dr. Serdar ÇAKAN

  3. Devralma zamanı gelmiştir
Dr. Serdar ÇAKAN

Dr. Serdar ÇAKAN

Platform
Yazarın Tüm Yazıları >

Devralma zamanı gelmiştir

A+A-

Tek adamlık olarak tanımlanan sistemin (aslında sistemsizlik), üzerinden daha bir yıl geçmeden ne menem bir şey olduğu belli oldu. İyi de oldu!

16 Nisan referandumu, iktidarın erimesini hızlandırdı. Çöküşünün fitilini ateşledi. Kendileri de işin farkında olduklarından alelacele seçim kararı alarak bu dertten bir an önce kurtulmayı seçtiler.

İktidar, arkasındaki yoğun halk desteğine rağmen teknik olarak başarılı olamadı. Rakamlar ve göstergeler ortadadır. Deyim yerindeyse, hemen hemen her konuyu eline yüzüne bulaştırdılar. Problemler, bomba misali ellerinde patladı. Herkes her şeyin farkına varınca, durumu açıklamak için aynı bahaneyi kullandılar: Kandırıldık!

Meseleyi teknik konuların bağlamından çıkarıp, duygusal bir zemine savurmak için güzel bir bahane…

Kandırıldık demek:

“Aslında biz beceriksiz değiliz. Kendimizce gerekeni yaptık ama ne var ki ortak olduklarımız (ki gerçekten ahlaksızdırlar) bizden daha akıllı çıktı, bizi kandırdı. Bu nedenle işler sarpa sardı. Yoksa biz gerçekte doğru olanı yapmıştık. Biz doğruyuz, ama zaman kötü, ne yapalım!”

Öyle değil!

Bu iktidar en baştan beri beceriksizdir. Başkasının parasıyla satın alma yapmaktan başka hizmetleri (!) yoktur. Fakat onu yaparken bile hesap bilmez, plan yapmaz, feraset göstermez oldular…

Yerli ve yabancı yandaşların oyuncağı oldular. Kimilerine kurumları, kimilerine paraları kaptırdılar. Askeriye, maliye, mülkiye, sıhhiye gibi kurumlar hırpalandı. Paralar da suyunu çekti. “Harç bitti, yapı paydos” noktasına gelindi. Nasıldı? Tulumbanın suyu mu bitmişti?

Yıllarca mali destek aldıkları Arap ülkelerinden biri sırtını çevirip öbürü kendi paçasının derdine düşünce, satın alma yapamaz durumuna düştüler. Sadece eldekini satma fazına geçildi. Deniz bitti, kara göründü…

16 yıllık hikâyenin son paragrafları yazılıyor. Kendi elleri ile yazmak istemelerini anlıyorum. Ama bunu yapabilecek dermanları veya kabiliyetleri kaldı mı, emim değilim.

Her ne olduysa oldu. Şimdi yeniden başlama zamanıdır.

Sokaktaki insanlar sabahları birbirlerine hatır sorarken; “iyi olacak inşallah” demeden ayrılmıyorlar.

Sosyal medyada gençler, Meral Akşener’den başka kimseyle ilgilenmiyorlar. Yine gençlerin stadyumlarda “Atatürk’ün askerleriyiz” diye bağırmaları, mevcut iktidarı istemediklerini ifade etmenin demokratik yoludur.

Sanayiciler, son iki mali dönemdir üretim ve yatırım yapmak yerine likitte kalarak (para tutarak), hükümet değişiminin sonrasını hesaplıyorlar. Enflasyon, kurlar ve işsizlik o nedenle aynı anda artıyor.

TV’lerde yandaşlar bile İyi Parti hakkında konulurken (geleceği hesap ederek) ihtiyatlı cümleler sarf ediyorlar. Keser dönünce, sapın kafalarına ineceğinden korkuyorlar.

İktidarı devralma zamanı gelmiştir. O halde dahi hak gelince, batıl gider. Bize de tek bir cümle ile açık bir irade göstermek düşer:

“24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan seçimlerde cumhurbaşkanı adayım, sayın Meral Akşener’dir. İmza Serdar Çakan.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.